Pazar günü inceden bir sızı vardı sağ tarafımda böyle böbreğe doğru sanki, gerçi hangi organım nerde artık bilemiyorum...Bekledim tüm gün arada bir geldi gitti, sabah oldu biraz kendimi dinleyeyim dedim, bakalım varmı sızı, sancı... Var biraz..... Dedim en iyisi doktora uğramak sanuçta 1 gün beklemiştim benim için büyük bir başarı!!
Bebiş böbreğime baskı yapıyormuş, bak sen hanıma.... Yayıldıkça yayılıyor tabii, organları itiveriyor, koca bebek!!
İtsin napalım, o iyi olsun da:)
Monday, December 21, 2009
Wednesday, December 16, 2009
4444444444444
Bizim oralarda hayat erken başlar... Henüz hava aydınlanmamıştır ve inanın bile kargalar bile ötmemektir. Ben usul usul, sessiz sessiz giyinirken başlarlar kahvaltılarını etmeye.. İşte o zaman anlarım kargalar hakkındaki o sözün ne kadar da doğru olduğunu!
Bu sabah camdan baktım yağmur var mı yok mu kontrol etmek için... Sokakta ekmekçi gibi gördüğüm gencecik bir çocuk vardı. Buz gibi havada o saatte iş başı yapmıştı yaşı da en fazla 16 idi... Kendimi Kemalettin Tuğcu kitaplarında falan gibi hissettim. Günün ilk ışıklarına tanıklık etmek aslında güzel... Ama bu kadar soğuk olmasaydı... Sanki hayat beni bebeğin düzenine şimdiden alıştırıyor. Kimbilir belki de gerçekten öyledir, gece zırt pırt uyanmam, sabahın köründe dikilmem başka neyin işareti olabilir ki... Ama işte öğleden sonra bir uyku bastırıyor ki aman diyim... Neyse öğlen uykusuna yatacağım günler de gelicek inşallah...
Bu ara yine piskopatlaştım sürekli bebeğin hareketlerini dinliyorum, özellikle geceleri belki de ondan uyku düzenim mahvolmuş durumdadır. Çocuğu bir rahat bırakmıyorum, azcık sessiz kalsa hemen dönüyorum, kalkıyorum, bişiler yiyiyorum ki kıpırdasın falan... Allahım sen bana akıl selameti ver başka bişi demiyorum....
Asıl asıl bomba bugünün 17 Aralık olması... Bizim hayatımızda hep önemli günler 16-17 ve 18 ine denk gelmiş durumda. Bebişin de normal şartlarda günü 17 şubatta doğuyor... İşte bugünde o önemli günlerden beri... Bundan tam 4 yıl önce bir gece hayatımın akışını tamamen değiştirecek bir partiye gittiğimi nereden bilebilirdim kii??? Beni kedi yavrusu gibi, soğukta dışarda bırakmaya kıyamayan bir heronun hayatımın erkeği olacağını da bilemezdim... Deli gibi içip çılgınlar gibi eğlendiğim bir gecenin sabahında aslında ben ona koca bir hayat için evet demişim!!
Ben öyle güzel günlerde bir kutlama, bir hediye bekleyen biri hiç olmadım... Gerçekten...Uzanıp film seyretmek en güzel hediye olabilir benim için... Sadece o günü yad etmek ya da... Gülmek, birbirimizin o geceki halini düşünüp gülmek, sıcacık bir hissin bütün benliğimizi kapladığını hissettmek... Sonra da nice yıllara demek sıcacık bir öpücükle.... Nice 444444444 yıllara:):)

Bu sabah camdan baktım yağmur var mı yok mu kontrol etmek için... Sokakta ekmekçi gibi gördüğüm gencecik bir çocuk vardı. Buz gibi havada o saatte iş başı yapmıştı yaşı da en fazla 16 idi... Kendimi Kemalettin Tuğcu kitaplarında falan gibi hissettim. Günün ilk ışıklarına tanıklık etmek aslında güzel... Ama bu kadar soğuk olmasaydı... Sanki hayat beni bebeğin düzenine şimdiden alıştırıyor. Kimbilir belki de gerçekten öyledir, gece zırt pırt uyanmam, sabahın köründe dikilmem başka neyin işareti olabilir ki... Ama işte öğleden sonra bir uyku bastırıyor ki aman diyim... Neyse öğlen uykusuna yatacağım günler de gelicek inşallah...
Bu ara yine piskopatlaştım sürekli bebeğin hareketlerini dinliyorum, özellikle geceleri belki de ondan uyku düzenim mahvolmuş durumdadır. Çocuğu bir rahat bırakmıyorum, azcık sessiz kalsa hemen dönüyorum, kalkıyorum, bişiler yiyiyorum ki kıpırdasın falan... Allahım sen bana akıl selameti ver başka bişi demiyorum....
Asıl asıl bomba bugünün 17 Aralık olması... Bizim hayatımızda hep önemli günler 16-17 ve 18 ine denk gelmiş durumda. Bebişin de normal şartlarda günü 17 şubatta doğuyor... İşte bugünde o önemli günlerden beri... Bundan tam 4 yıl önce bir gece hayatımın akışını tamamen değiştirecek bir partiye gittiğimi nereden bilebilirdim kii??? Beni kedi yavrusu gibi, soğukta dışarda bırakmaya kıyamayan bir heronun hayatımın erkeği olacağını da bilemezdim... Deli gibi içip çılgınlar gibi eğlendiğim bir gecenin sabahında aslında ben ona koca bir hayat için evet demişim!!
Ben öyle güzel günlerde bir kutlama, bir hediye bekleyen biri hiç olmadım... Gerçekten...Uzanıp film seyretmek en güzel hediye olabilir benim için... Sadece o günü yad etmek ya da... Gülmek, birbirimizin o geceki halini düşünüp gülmek, sıcacık bir hissin bütün benliğimizi kapladığını hissettmek... Sonra da nice yıllara demek sıcacık bir öpücükle.... Nice 444444444 yıllara:):)

Tuesday, December 15, 2009
Olmadı baştan....
Bu sabah kalkamadım 6 buçukta, dedim biraz daha uyayım, 8 buçuk oldu kalktım kahvaltı ettim, ütü mütü yaptım tam çorabımı giycem (detaya gelll) yok sanki üstüme geldi bir tank çöktü... Bütün enerjimin ayak parmaklarımdan çekildiğini hissettiğim, dedim Rasoşa ben bir garibim gidemiycem işe mişe, ondan da onayı alınca bugünü dinlenmeye ayırdım... Birgün enerjim tavan yapıyor, ertesi gün vinç getirsen kalkamıycam, bu hamilelik gerçekten karışık bir durum üstadım, anlayan varsa beri gelsin... Hem çok eğleceli hem de çok kafa karıştırıcı... Duygu durumunu kontrol altında tutmak gerçekten çok zor... Ben de kendimce bazı önlemler alıyorum: Mesela haber seyretmeyi ve magazin dışında gazete okumayı kendime yasak ilan ettim. Şimdi hiçbirşey umrumda değilmiş gibi numara yapıyorum işe de yarıyor. Saçma sapan dizilere de bakmıyorum artık, zaten en geç 9 buçukta bayılmış olıyorum. 5 sayfa kitap okuyabiliyorum günde en fazla sonra bebişin kıpırtılarını dinleye dinleye uykuya dalıyorum:)
Şimdi yalnızım.... İş durumları yine değişti bizde... Saatler yine değişti... Her defasında aynı şeyi yaşıyorum, ilk hafta çok zor geliyor. Akşamları yalnız kalmaya alışmak beni biraz zorluyor, sonra kendime uğraşlar bulmaya başlıyorum. Yani önceleri hep böyle yaptım. Ama 2 ay sonra bebiş gelince asıl o zaman nasıl olacak işte bunu çok merak ediyorum. Allahtan çalışmıyor olacağım da gündüzlerimiz olacak... Ama o nasıl olacak bu nasıl olacak, aslında kafam yine kazan gibi.... Bazen çok hiddeleniyorum birilerine karşı, destek görmek istiyorum, sonra da kendi yağımızla kavruluruz biz, herkes iyi olsun başka birşey istemiyorum diyorum.... Ama sanırım insan hayatının bazı dönemlerinde gerçekten birilerinin yardımına ihtiyaç duyuyor, artistlik yapmanın bir anlamı yok!!!Bugün bana, yarın onlara, hayatın adaletine inananlardanım zira....
Kendi hayatımla da ilgili bir takım revizeler yapmam lazım... Sanki 2010 ve bebiş bize iyi gelicek gibi hissediyorum. Sağlığımız ve enerjimiz yerinde olduktan sonra diğerleri de beraberinde gelir. Yaşım ilerledikçe tek istediğim sağlık oluyor, kendim ve sevdiklerim için... Aslında gerisi nasıl da yalan...Ama hayat işte...
Şimdi yemek yemem lazım, ama tek başıma yemekten nefret ediyorum, keşke çatkapı gidebileceğim bir kapı komşum olsaydı...Gerçi yalnız da değilim oysaki kocaman bebişim var benim karnımda. Canımın içi olan:)
Şimdi yalnızım.... İş durumları yine değişti bizde... Saatler yine değişti... Her defasında aynı şeyi yaşıyorum, ilk hafta çok zor geliyor. Akşamları yalnız kalmaya alışmak beni biraz zorluyor, sonra kendime uğraşlar bulmaya başlıyorum. Yani önceleri hep böyle yaptım. Ama 2 ay sonra bebiş gelince asıl o zaman nasıl olacak işte bunu çok merak ediyorum. Allahtan çalışmıyor olacağım da gündüzlerimiz olacak... Ama o nasıl olacak bu nasıl olacak, aslında kafam yine kazan gibi.... Bazen çok hiddeleniyorum birilerine karşı, destek görmek istiyorum, sonra da kendi yağımızla kavruluruz biz, herkes iyi olsun başka birşey istemiyorum diyorum.... Ama sanırım insan hayatının bazı dönemlerinde gerçekten birilerinin yardımına ihtiyaç duyuyor, artistlik yapmanın bir anlamı yok!!!Bugün bana, yarın onlara, hayatın adaletine inananlardanım zira....
Kendi hayatımla da ilgili bir takım revizeler yapmam lazım... Sanki 2010 ve bebiş bize iyi gelicek gibi hissediyorum. Sağlığımız ve enerjimiz yerinde olduktan sonra diğerleri de beraberinde gelir. Yaşım ilerledikçe tek istediğim sağlık oluyor, kendim ve sevdiklerim için... Aslında gerisi nasıl da yalan...Ama hayat işte...
Şimdi yemek yemem lazım, ama tek başıma yemekten nefret ediyorum, keşke çatkapı gidebileceğim bir kapı komşum olsaydı...Gerçi yalnız da değilim oysaki kocaman bebişim var benim karnımda. Canımın içi olan:)
Thursday, December 10, 2009
Başlık bulamadım....
Bu sonbahar hayatımında geçirdiğim en değişik sonbahardı. Şimdilerde geride kalmak üzere... Uzun ve soğuk kış geldi sanki, son 2 gündür hava epey bir soğudu, bu sabah atkı ve şapka takmamdan belli değil mi??
Yağan yağmurla beraber romantik yürüyüşler yapmak ya da ıslanıp ıslanıp sıcacık bir çayı yudumlamak gibi şeyler artık çok gerilerde kaldı zira ya taksideydim ya da serviste... Tek başıma uzun yürüyüşler yapmadan bitiverdi bu sonbahar...
Bunlar beni üzmedi tabii ki hiçbir zaman, sadece değişikti işte... İnsan gerçekten gelecekte ne yaşayacağını hiçbir zaman kestiremiyor. Belki en fazla ihtimal verebiliyoruz. Mesela biri bana 2009 yılının 2.yarısını hamile olarak geçireceksin dese asla inanmazdım. Hayatı sanırım bir yere kadar planlayabiliyoruz. Bebeğim olmasını tabi ki çok istiyordum ama kızım sanırım benden çok daha fazla hevesliymiş yanımıza bir an önce gelmek için.
Şimdi 7 ay öncesini düşündüm de ne kadar canım sıkılıyordu son zamanlarda, sabah kalkmak akşam yatmak hiçbirşey istemiyordum. Ne dışarı çıkmak ne evde olmak istiyordum. Çatlayacak gibiydim... Hayatımızda yolunu sokmak zorunda olduğumuz birden fazla şey vardı, ev değişecek, iş değişecek, en başta bu kafalar değişecekti... İlk başlarda nasıl da panik olmuştum, nerden başlasam bilememiştim. Ama sonra teker teker bütün düğümler çözülmeye başladı. Şimdi geriye baktığımızda ne de güzel şeyler yapmışız diyebiliyorum. Bir aile kurmak gerçekten çok güzel, o sıcaklık, o huzur dışarda başka hiçbirşey de yok. Ama kimi zaman da zor, anlayış göstermeden destek olmadan gerçek bir aile kurulmuyor.3 senenin sonunda herşeyin sağlamca yerine oturmuş olduğunu hissedebiliyorum, aşkım da sevgim de yerli yerinde duruyor en güzeli de bu....
---------------dikkat spoiler içerir---------------
Sadece şu tahammülsüzlük durumlarım var şimdi kafama takılan, tamam her zaman sabırsız bir insandım, ama bu tarafımın iyice bir törpülenmesi gerekiyor. Bunu da bebecik gelince çözeriz diye düşünüyorum, onun bana birçok şeyi çözmeden ilham vericeğinden adım gibi eminim.Bazen sadece gözlerimi kapatıp hiçbirşey düşünmeden öylece durmak istiyorum. Ne güzel yoga yaparken bu fırsatım vardı. Aslında hamilelikte yoga çok faydalı imiş, ama kalkıp cihangire gitmek bana hep zor geliyor. Başımda hoca olmadan kolumu bacağımı nereye koyacağım bilememş imdi ben mazallah...Yürüyüş yapmak her zaman iyi geliyor, tabii çişim fırsat verirse, zırt pırt geliyor e tabii fil gibi su içersem böyle olur,tuvalette uyuyucam bu gidişle, ama yemin ediyorum su bile aşermeye başladım, nolcak böyle haydi hayırlısı. Dün itibariyle 30. haftadayım, 13 kilo aldım ben derim ki 20 yi tamamlıyım düz hesap olsun... Öyle yaa hayatımda bir daha ne zaman 70 kilo olacağım???Aynaya bakıp kendime bol bol gülebiliyorum şu an ama, umarım bu kilolar yapışıp kalmaz, fena olur öbür türlü top gibi yuvarlanabilirim...Eve çikolata çeşmesi yaptırmak gibi bir hayalim vardı sanırım rafa kaldırmak gerekecek... Sabah sabah neden çikolata yerki bir insan??CEVAP: Hamilesindir!!
-------------------------------
Sanırım bu yazıyı toparlayamayacağım artık :)ne yazmak istesem konu hep beni hamileliğime geliyor, çok mu bencil oldum ne???Bütün ilgi bütün mamalar bende olsun istiyorum...Ben kimseyi aramıyım insanlar beni hep beni arasın sorsun istiyorum, kimseye gitmiyim herkes bana gelsin diyorum, her gelen de farklı bir marka çikolata getirsin mümkünse:) 2 ay daha idare ediverin ne var yanee???
Yağan yağmurla beraber romantik yürüyüşler yapmak ya da ıslanıp ıslanıp sıcacık bir çayı yudumlamak gibi şeyler artık çok gerilerde kaldı zira ya taksideydim ya da serviste... Tek başıma uzun yürüyüşler yapmadan bitiverdi bu sonbahar...
Bunlar beni üzmedi tabii ki hiçbir zaman, sadece değişikti işte... İnsan gerçekten gelecekte ne yaşayacağını hiçbir zaman kestiremiyor. Belki en fazla ihtimal verebiliyoruz. Mesela biri bana 2009 yılının 2.yarısını hamile olarak geçireceksin dese asla inanmazdım. Hayatı sanırım bir yere kadar planlayabiliyoruz. Bebeğim olmasını tabi ki çok istiyordum ama kızım sanırım benden çok daha fazla hevesliymiş yanımıza bir an önce gelmek için.
Şimdi 7 ay öncesini düşündüm de ne kadar canım sıkılıyordu son zamanlarda, sabah kalkmak akşam yatmak hiçbirşey istemiyordum. Ne dışarı çıkmak ne evde olmak istiyordum. Çatlayacak gibiydim... Hayatımızda yolunu sokmak zorunda olduğumuz birden fazla şey vardı, ev değişecek, iş değişecek, en başta bu kafalar değişecekti... İlk başlarda nasıl da panik olmuştum, nerden başlasam bilememiştim. Ama sonra teker teker bütün düğümler çözülmeye başladı. Şimdi geriye baktığımızda ne de güzel şeyler yapmışız diyebiliyorum. Bir aile kurmak gerçekten çok güzel, o sıcaklık, o huzur dışarda başka hiçbirşey de yok. Ama kimi zaman da zor, anlayış göstermeden destek olmadan gerçek bir aile kurulmuyor.3 senenin sonunda herşeyin sağlamca yerine oturmuş olduğunu hissedebiliyorum, aşkım da sevgim de yerli yerinde duruyor en güzeli de bu....

---------------dikkat spoiler içerir---------------
Sadece şu tahammülsüzlük durumlarım var şimdi kafama takılan, tamam her zaman sabırsız bir insandım, ama bu tarafımın iyice bir törpülenmesi gerekiyor. Bunu da bebecik gelince çözeriz diye düşünüyorum, onun bana birçok şeyi çözmeden ilham vericeğinden adım gibi eminim.Bazen sadece gözlerimi kapatıp hiçbirşey düşünmeden öylece durmak istiyorum. Ne güzel yoga yaparken bu fırsatım vardı. Aslında hamilelikte yoga çok faydalı imiş, ama kalkıp cihangire gitmek bana hep zor geliyor. Başımda hoca olmadan kolumu bacağımı nereye koyacağım bilememş imdi ben mazallah...Yürüyüş yapmak her zaman iyi geliyor, tabii çişim fırsat verirse, zırt pırt geliyor e tabii fil gibi su içersem böyle olur,tuvalette uyuyucam bu gidişle, ama yemin ediyorum su bile aşermeye başladım, nolcak böyle haydi hayırlısı. Dün itibariyle 30. haftadayım, 13 kilo aldım ben derim ki 20 yi tamamlıyım düz hesap olsun... Öyle yaa hayatımda bir daha ne zaman 70 kilo olacağım???Aynaya bakıp kendime bol bol gülebiliyorum şu an ama, umarım bu kilolar yapışıp kalmaz, fena olur öbür türlü top gibi yuvarlanabilirim...Eve çikolata çeşmesi yaptırmak gibi bir hayalim vardı sanırım rafa kaldırmak gerekecek... Sabah sabah neden çikolata yerki bir insan??CEVAP: Hamilesindir!!
-------------------------------
Sanırım bu yazıyı toparlayamayacağım artık :)ne yazmak istesem konu hep beni hamileliğime geliyor, çok mu bencil oldum ne???Bütün ilgi bütün mamalar bende olsun istiyorum...Ben kimseyi aramıyım insanlar beni hep beni arasın sorsun istiyorum, kimseye gitmiyim herkes bana gelsin diyorum, her gelen de farklı bir marka çikolata getirsin mümkünse:) 2 ay daha idare ediverin ne var yanee???
Tuesday, December 08, 2009
ohh be
Birazcık değerim olduğunu sanıyordum ama yanılmışım, aslında bir karar vermemde epey yol almamı sağladı son zamanlardaki yaşadıklarım ve gözlerim.... Karar vermiş olmaktan ötürü çok mutluyum.... Üzerimden büyük bir ağırlık kalktı sanki... Oh beee:)
(neden yazdım bunu, bu tarihi unutmıyım diye)
(neden yazdım bunu, bu tarihi unutmıyım diye)
Monday, November 30, 2009
Çifte kavrulmuş komplexxx
Hadi bir pazartesi kompleksimiz vardı ona alışmıştık zar zor bir de şu tatil dönüşleri çıktı başıma...
Yemin ediyorum tek bir kelime etmek bile istemiyorum böyle günlerin sabahları, ama varya hatırlıyorum bende eskiden böyle şeyler olmazdı ya da bu kadar sert geçmezdi. Hep anlatıcak bişilerim gülecek bir konum daha da önemlisi enerjim olurdu. Şimdi var ya yataktan nasıl zor kalkıp sürenerek giyindiğimi bi ben bilirim.... Ama neyse az kaldı, bugün itibariyle sadece 1 ay daha katlanacağım sonrası gerçekten Allah kerim... Birinin bloğunda okumuştum, doğum izninden sonra işe dönerken ne kadar zorlandığını yazmıştı, bebeğinden ayrılmaktan falan. Ama ilerde gurur duyacağın bir anne olmak istiyorum gibisinden bişiler de eklemişti, ben de eveeettt yaa demiştim, benim annem çalışmadı hiç, tabii ki bu durumundan hiç bir zaman şikayetçi olmadım, her daim annemleydim, hala ona inanılmaz düşkünümdür, son yıllarımdaki en yakım arkadaşım o oldu.... Tabii ki ben de bebeğimin her daim yanında olmak isterdim, ama ilerde onun maddi manevi rahatı için hem de kendi kafa sağlığım için sanırım çalışmak en iyisi... Ama yine de benim sağım solum belli olmaz, uzuuuunnn bir ara da verebilirim....Bilemiyorum yane şimdilik uyumak istiyorum offf.... Ondan sonracıma tatil hesaplamaktan kafayı yemek üzereyim, burdan bir bilmişlik taslamak istiyorum, hamileliğinizi tatili bol bir seneye denk getirin!!! Mesela 201o bu açıdan şanslı bir yıl olacakmış....
Bol bol film seyredip, yemek yaptığım bu tatil dönüşünden iş hayatına tekrar adapte olmak üzere çıkıorum şimdi, muhtemelen öğlen 2 gibi kendime gelirim diye umuyorum....
Yemin ediyorum tek bir kelime etmek bile istemiyorum böyle günlerin sabahları, ama varya hatırlıyorum bende eskiden böyle şeyler olmazdı ya da bu kadar sert geçmezdi. Hep anlatıcak bişilerim gülecek bir konum daha da önemlisi enerjim olurdu. Şimdi var ya yataktan nasıl zor kalkıp sürenerek giyindiğimi bi ben bilirim.... Ama neyse az kaldı, bugün itibariyle sadece 1 ay daha katlanacağım sonrası gerçekten Allah kerim... Birinin bloğunda okumuştum, doğum izninden sonra işe dönerken ne kadar zorlandığını yazmıştı, bebeğinden ayrılmaktan falan. Ama ilerde gurur duyacağın bir anne olmak istiyorum gibisinden bişiler de eklemişti, ben de eveeettt yaa demiştim, benim annem çalışmadı hiç, tabii ki bu durumundan hiç bir zaman şikayetçi olmadım, her daim annemleydim, hala ona inanılmaz düşkünümdür, son yıllarımdaki en yakım arkadaşım o oldu.... Tabii ki ben de bebeğimin her daim yanında olmak isterdim, ama ilerde onun maddi manevi rahatı için hem de kendi kafa sağlığım için sanırım çalışmak en iyisi... Ama yine de benim sağım solum belli olmaz, uzuuuunnn bir ara da verebilirim....Bilemiyorum yane şimdilik uyumak istiyorum offf.... Ondan sonracıma tatil hesaplamaktan kafayı yemek üzereyim, burdan bir bilmişlik taslamak istiyorum, hamileliğinizi tatili bol bir seneye denk getirin!!! Mesela 201o bu açıdan şanslı bir yıl olacakmış....
Bol bol film seyredip, yemek yaptığım bu tatil dönüşünden iş hayatına tekrar adapte olmak üzere çıkıorum şimdi, muhtemelen öğlen 2 gibi kendime gelirim diye umuyorum....
Wednesday, November 25, 2009
Sislerin ardından
Geçen yıl vizyonda bir film vard, The Fog (sis), hani şu Stephen King'in romanından uyarlanan...Hani şu acayip bir sonu olan. İstanbulun tepesine çöken ve bir türlü gitmek bilmeyen sisin ardından yemin ediyorum bugün yaratıklar falan çıkacak sandım, hayırdır işallah... Hele hele zaten grinin her tonunu bulduğumuz şu Maslak'ta bir tek sisimiz eksikti o da oldu çok şükür, harika bir tablo çıktı ortaya. Gri binaların arasındaki gri gökyüzü ve tam anlamıyla gri bir atmosfer....Üzgünüm ama ne yapsam olmuyor buraları sevicek gözüme hoş gözükücek hiç bir taraf bulamıyorum... Artık trafikten de geçtim, bazen nefes alamadığımı hissediyorum....Hamilelikten mi dersiniz???
Subscribe to:
Posts (Atom)